Araştırma Sonuçları Bölüm 1: Veri Okuryazarlığını Tanımlama

Devletler, kurum & kuruluşlar ve ajansların bilgilerini şeffaflaştırma çabaları sayesinde, açık veri miktarı son yıllarda önemli ölçüde arttı. Bunun sonucunda veri okuryazarlığını geliştirmek isteyen katılımcıların ilgisi de artıyor.

Veri Okulu çalışmaları farklı alanlarda(üniversitelerde veri gazeteciliği müfredatı oluşturmak için Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) gibi), gazetecilik ve savunuculuk bağlamlarında veri kullanımı ile ilgili becerilerin iletilmesi amacıyla ortaya çıkmıştır. ‘Veri okuryazarlığı’, girişim çatısına atıfta bulunan bir terim olarak ortaya çıkmıştır. Peki ‘Veri okuryazarlığı’ tam olarak ne anlama geliyor?

‘Veri okuryazarlığı’ verileri kullanma ve analiz etme becerileri olarak tanımlanabilir ve bu beceriler her bileşen için farklı analiz ilham kaynağı olabilir. Aynı zamanda, okuryazarlık tarihinin perspektifinden değerlendirecek olursak veri okuryazarlığı toplumsal dönüşümler içinde aranan terim olarak değerlendirebilir. Hatta, veri okuryazarlığını ‘istatistiksel okuryazarlık’ ile ‘istatistiksel yeterlilik’ (“her üniversite öğrencisinin bilmesi gerekenler neler?”, “5 yıl sonra bir istatistik öğrencisi neler biliyor olacak? vs) [Schield, 2014] arasındaki farklılıkları veya veri duyarlılığının genel konsepti ile olan farklılıkları gibi farklı tartışmaları bir araya getiren terim olarak da değerlendirebiliriz.

Bir kavram olarak veri okuryazarlığı aritmetik ve bilgi okuryazarlığının eski vizyonlarından kaynaklanıyor, ancak bu alanda çalışan araştırmacılar veri okuryazarlığını tanımlayan farklı yaklaşımlarla kategorize etmişlerdir; veriyi okuma, veriyle çalışma becerisi ve analiz etme (Bhargava and D’Ignazio, 2014), aynı zamanda veri aracılığıyla yapıcı bir şekilde topluma katılma yeteneği ve arzusu…Hem mevcut becerileri hem de sosyal katılımı düşündüğümüzde, Veri Okulu’nun (School of Data) amaçlarını ve uygulamalarını tartışmak için uygun bir temel var.

Veri okuryazarlılığında her aktör, bireysel ve kolektif düzeyde metodoloji yönlerini belirleyecek yer tutar. Bhargava ve D’Ignazio tarafından yapılan sınıflandırmadan esinlenerek, yaptığımız görüşmelerde veri okuma-yazma vizyonları ve çalışmaları amaçlarına ilişkin fikir almak için katılımcılara sorular sorduk. Aşağıdaki yetenekler iki veya daha fazla katılımcı tarafından dile getirilmiştir:

Farklı yollardan bilgiye ulaşmayı bilmek:

Veri kaynağının izini bulabilme, herhangi bir iz yoksa o verileri toplayabilme becerisi,

Eleştirel düşünme becerilerini veriye uygulayabilme:

Veri kalitesini değerlendirme ya da bu tür verilerin etik olara ve verilerle ilgili özel bilgiler bağlamında değerlendirme becerisi,

Verilere soru sorabilme ve cevap bulabilme:

Farklı katılımcılar veri okuma yazma eğitimleri hedeflerinden biri olarak verilere soru sormak becerisinden bahsettiler; sorulara cevap bulana kadar vazgeçmezler.

Veride belirli çıktıları (örneğin hikayeler veya görsellikler gibi) bulmak:

Soru sorma ve cevap bulma yeteneğinin dışında, veri gazeteciliği alanındaki katılımcılar hikayesi olan bir konu bulma ve diğer gazetecilik çıktılarını önemli olduğunu ile getirdi.

Kişinin kendi hedeflerini ilerletmek için veriyi kullanması:

İster derinlemesine araştırma olsun ister veri odaklı hikayeleştirme, veri ve eylem arasındaki bağ katılımcılarla olan etkileşimimizden belliydi.

Veriyle kolay çalışmak:

Katılımcılar bu bölümde veriyle ilgili diğer yöntemleri bir ara amaç olarak belirleyip, insan veri arasındaki psikolojik engelleri aşmanın önemine değinmiştir.

Verilerle temel istatistik analizi yapmak:

Veri okuma yazma tekniklerinin farklı noktalara gelmesine rağmen (örneğin, veriyi nasıl temizleyeceğini bilme ihtiyacı), üzerinde durulan tek şey temel istatiksel analizler oldu.

Diğer genel düşünceler;

 Bu doğrusal olmayan bir süreç:

İki katılımcı veri okuma-yazmanın doğrusal olup olmamasıyla ilgilenmenin doğru olmadığına dikkat çekti, her bireyin ya da grubun ihtiyaçlarına uygun eylemleri içeren bir süreç olduğu belirtildi.

Veri okuma yazma becerileri kişisel veya grup(organizasyonlar, toplumlar vb.) olarak değerlendirilebilir:

Katılımcılara (üst düzey personel dahil) kuruluş düzeyinde veri okuryazarlığının neye benzediği sorulduğunda, farklı bölgelerden gelen katılımcılar bu süreçte organizasyonun farklı bölümleri arasındaki etkileşimin ve anlayışın önemine değindi. Veri işini ve onun özgün olanaklarını anlamanın kaynakların doğru dağıtımına bağlı olduğu vurgulandı.
Veri okuma yazma çalışmalarının bir amacı da, mevcut pazarları genişletmektir. Veri gazeteciliği açısından, veri okuma-yazma çalışmaları gazetecilere (örneğin toplumsal sorunlara çözüm arayanlar) kendi içeriklerini oluşturabilmeleri ve bilgiye kolay erişebilmeleri için yardım eder. Bunun için açık veri talebinin artması gerekir.

Bu alanda farklı aktörlerin “veri okuryazarlığını ‘ nasıl kullandığını, çalışmalarının üzerinde yaratmış olduğu etkiyi anlamak önemlidir. Veri kullanımı sosyal değişim çabalarında daha yaygın hale geldikçe, ‘bilgisayar okuryazarlığı’ terimi gibi tanınabilir olması muhtemeldir.

Şu kaynaktan çevirilmiştir:

http://schoolofdata.org/2016/01/08/research-results-part-1-defining-data-literacy/

Çeviren: Yasemin Akbulut

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*