Veri Gazeteciliği Nasıl İnşa Edilmeli?

 

11952875_1146215378742000_2423377606376790334_o
Açık veri ve veri gazeteciliği atölyesi katılımcısı veri güdümlü proje üretirken. Fotoğraf: Dağ Medya Veri Gazeteciliği Atölyesi / 5-6 Eylül 2015/Ankara

 

Çeviren: Dağ Medya Veri Gazeteciliği Stajyeri Ayşegül Engür
Yazı: http://ijnet.org/en/blog/building-data-journalism-products-users-mind#.VbpB-CufZhU.twitter ‘den çevrilmiştir.


 

Her ne kadar ihmal edilmiş olsa da, gazetecilerin kendileri için değil önceden belirlenmiş bir kitleye hitap ettiği bir gerçektir.

Birçok defa, bu durum içgüdüsel bir işleyiştir. Bir gazeteci çalıştığı kurumu, hitap ettiği kitle için somutlaştırır. Bazen bu aşamada üretici, tüketici ve içerik arasında mutlu bir bağlantı vardır. Aniden ortaya çıkan bu süreç, bize dijital çağın tanıdığı en büyük özgürlüklerden.

Dijital çağ, bize okuyucu kitlemizi tanıma olanağını armağan etti. Daha da iyisi, hedef kitlemizi belirlememize ve onu genişletmemizi olanak tanıdı. Bunun kötü yanları da yok değil tabi, medya kuruluşlarının genel olarak farkında oldukları şeylerden biri belirli bir hedef kitlelerinin olmadığıydı, en azından reklam verenlere vaat ettikleri hedef kitlelerinin olmadığı. Fakat içinde bulunduğumuz çağda bu artık değişti. Artık bir kod yazarı da bir muhabirin yaptığını yapıp gazetecilik üretimi yapabiliyor.

Zamanında çok irdelenmiş bu konunun üzerine gitmemin nedeni, veri güdümlü gazetecilikle yapılmış bir işin değerinin nasıl ölçüleceği konusunu bir süredir çözmeye çalışıyor olmam. Dijital bir iş eskiden web sayfasının görüntülenme ve tıklanma sayısı gibi işlemlerle ölçülüyordu. Artık bu yolları geride bırakıp, dijital içerikteki etkileşim algoritmaları gibi ölçeklerle ilgileniyoruz.

Konu buraya gelmişken, filozof Ludwig Wittgenstein sözlerini hatırlatmakta fayda var; anlam kullanımdadır. Diğer bir deyişle, kimse veri gazeteciliğinden yararlanmazsa, onun hiçbir anlamı yoktur.

Bir veri gazeteciliği ürününü inşa etmeden önce, hedefleri ortaya koymak bu sürecin önemli aşamalarındandır. Ürününüzün belli bir pazara özgü olduğunu tanımlayabileceğiniz bir işçilik gerçekleştirmelisiniz. ( Sayfadaki kelimeler, uygulama, veri güdümlü araç, vb. ) Yani, ihtiyaç duyduğunuz istatistikler için ürününüzü oluşturursunuz.

Genellikle stratejinizin işleyip işlemediğini öğrenmek için üç neden vardır. Birincisi, içeriğinizin başarılı olduğunu söyleyebilmek. İkincisi, kullanıcı etkileşimine göre içeriğinizi  ölçümleyebilmek. Üçüncüsü ise içeriğinizin değerini kanıtlamak. Bu ölçümleri yapmadan bir içeriğe sahip değilsiniz, sadece bir fikriniz vardır.

Bana göre, bir veri gazeteciliği içeriği üç farklı grupta ele alınarak kavramsallaştırılmalıdır; partnerler, kullanıcılar ve okuyucular. İçeriğin başarılı olması için her grubun ihtiyaçları kendine özgü bir şekilde analiz edilmelidir.

Partnerler; projenin oluşturulması, kavramsallaştırılması, yaygınlaştırılması, korunması ve fonlaması aşamalarında yardımcı olurlar. Kullanıcılar,çıkarları için projeyle etkileşime geçerek verinin geliştirilmesini sağlar.. Ve tüketici olan okuyucu kitlesi de projeye hakkında görüşlerini belirtir.

Partnerleri bir veri gazeteciliği içeriğini satın almaya ikna etmek, etkili bir editoryal strateji ve vizyona hitap gerektirir. Aynı zamanda potansiyel patnerinizin satış trafiği, geliri ve pazarlama stratejileri gibi ihtiyaçlarını da bilmelisiniz.

Kullanıcıların ilgisini çekmek ve veri gazeteciliğine katkıda bulunmalarını sağlamak için, ilk önce onların ihtiyacını belirlemeli daha sonra verileri tanımlamalısınız. Birçok kişi verilerin haber önermesini istediği için bu durum biraz çelişkili görünebilir. Fakat, gerçekten kullanıcı odaklı olmak için bir gazetecilik içeriğinin kullanıcıların ihtiyaçlarına göre hazırlanması gerekir.

Kullanıcılar ve kitle arasında temel bir fark var. Kullanıcılar kitlenin tükettiği ürünün bir parçasıdır. Örneğin, Code for South Africa (Güney Afrika için Kod)’un en son projesi Living Wage Calculator (Canlı vergi hesaplayıcısı)’nın veri üretimine katkıda bulunan kullanıcılar, ürünün hikaye anlatmasına katkıda bulunmuşlardır.

Projede içerik kullanıcıların hesap makinesi için yaptığı yorumlarla oluşuyor. Projenin arkasındaki beyinlerden Code for Africa’nın direktörü Adi Eyal (Twitter kullanıcı adı: @SoapSudTycoon) kullanıcı yorumlarının nasıl içerik oluşturduğuna ve hikayenin kullanıcı etkileşimiyle nasıl geliştiğine dair, bloğunda birkaç paylaşım yaptı. (linkler; “11 excuses people give for not paying a living wage”, “Why you should feed the trolls”)

Ama daha da önemlisi, 12 bin kullanıcı, bazı temel demografik bilgilerini ve çalıştırdığı işçilerin ne kadar aldıklarını doldurmaları gereken bir çıkış anketi aldı. Bu muhtemelen işçilerin ne kadar ücret aldıklarını gösteren dünyadaki en büyük veri setini oluşturdu. Proje aynı zamanda illerdeki ortalama maaş miktarı gibi farklı noktalarda da kullanıcıların ve kitlenin bilgilenmesini sağladı.

Bu projedeki verilerin anlattığı haberi tüketen kitlenin verinin oluşmasına katkısı olmadı. Hem kullanıcıların hem de kitlenin projeye olan etkileşimi ölçülebilir ve raporlanabilir.

Bu stratejinin altında yatan gerçek, insanların veri misyonerleri kadar veri gazeteciliğine heyecan duymamasıdır. Çoğu kişi verilerin kendileri için bir değer ifade etmesine ihtiyaç duyuyor. Partnerler, kullanıcılar ve kitle için tasarlanmamış veri gazeteciliği ürünü veri gazeteciliğinin yer edinememesine neden oluyor. Veri gazeteciliği ürünleri eğer onları kullanan biri varsa, bir anlam ifade ediyor.